Nedir? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nedir? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Mayıs 2011 Perşembe
Almanca'daki "artikel" kavramı Artikel nedir
Bu yazıda Almanca'daki artikel kavramını açıklamaya çalışacağım.Diğer dillerde olmayan bu kavram bazen yanlış anlamalara yol açabiliyor. Almanca'da üç tane artikel vardır ve bunlar "der",""das" ve "die" dir.Her ismin kendine ait bir artikeli vardır.Genel olarak hangi isme hangi artikelin geleceğini söylemek doğru olmaz.Ancak en doğru genelleme dişilere "die", erkeklere "der" artikelinin geleceği olur.Örneğin; baba diyeceksek "der Vater" deriz.Ek bir bilgi olarak Almanca'da bütün isimlerin baş harfinin büyük yazıldığını belirteyim.Artikeller direkt olarak cümlede geçmez ancak cümleye etki eder.Bu cümleyi bir örnekle açalım. "Bu benim babam" cümlesini Almanca "Das ist mein Vater" olarak söyleriz."Bu benim annem" cümlesini ise "Das ist meine Mutter" olarak söyleriz.Görüldüğü gibi cümlelerde "Vater,Mutter" kelimelerinin artikeli geçmiyor ancak "babam" demek için "mein Vater" derken, "annem" demek için "meine Mutter" diyoruz.İşte burada artikellerin etkisini görüyoruz.
Etiketler:
Nedir?
4 Nisan 2011 Pazartesi
Persona Nedir?(Firefox)
Persona,Firefox'un yeni piyasaya sürdüğü bir hizmet.Firefox'u kullanırken üst ve alt kısımların seçtiğiniz temanın özelliklerine göre değiştiriyor.
http://www.getpersonas.com/en-US/ adresinden herhangi bir temayı kullanmadan da önizleme yoluyla nasıl olacağını görebilirsiniz.Etkinleştirmek istediğiniz temanın üzerine tıklayın ve ''wear this persona'' seçeneğine tıklayın.
Ayrıca seçtiğiniz son birkaç temayı da Araçlar/Eklentiler/Temalar bölümünden görebilirsiniz.
http://www.getpersonas.com/en-US/demo_create adresindeki talimatları izleyerek kendi Persona'nızı da yaratabilirsiniz.
http://www.getpersonas.com/en-US/ adresinden herhangi bir temayı kullanmadan da önizleme yoluyla nasıl olacağını görebilirsiniz.Etkinleştirmek istediğiniz temanın üzerine tıklayın ve ''wear this persona'' seçeneğine tıklayın.
Ayrıca seçtiğiniz son birkaç temayı da Araçlar/Eklentiler/Temalar bölümünden görebilirsiniz.
http://www.getpersonas.com/en-US/demo_create adresindeki talimatları izleyerek kendi Persona'nızı da yaratabilirsiniz.
29 Ocak 2011 Cumartesi
Subliminal Mesaj Örnekleri


Bu fotoğraf ne kadar masum değil mi? Bir de bu açıdan bakın.Fotoğrafta bayanın sırtında bir erkek cinsel organı resmi var.







Etiketler:
Nedir?,
örnek,
subliminal mesaj
Subliminal mesaj nedir?nasıl yapılır?nasıl anlaşılır?
Subliminal mesajlar,insanların bilinçaltını etkilemek için şarkıların,videoların,fotoğrafların içine yerleştirilmiş mesajlardır.İlk görüşte,dinleyişte algılamak oldukça zordur.Filmler için olanları 25.kare adını da alır.Bu adı almalarının nedeni,bir sahnenin 24 kareden meydana gelmesidir.Araya bir kare daha fazla eklenince 25.kare adını alıyor.
Bu bölümleri görüldüğünde vermek istenilen mesaj direkt olarak algılanmıyor.Ancak bilinçaltımız bunu fark ediyor ve mesajı alıyor.James Vicary'nin, takistoskop ile filmdeki görüntülerin arasına “coca cola iç” “patlamış mısır ye” şeklinde mesajlar yerleştirmesinin ardından New jersey’deki Coca Cola ve patlamış mısır satışlarının % 18 ile % 57 arasında artması buna oldukça güzel bir örnek.
Bu fotoğrafa baktığınızda sıradan bir plaj reklamı olduğunu düşünebilirsiniz.Ancak olaya bir de şu açıdan bakın
Filmlerden örnek verecek olursak,Fight Club filminde,Tyler Durden'in sinemada yaptıklarının anlatıldığı sahnede bir erkek cinsel organı çok kısa bir anlığına gözüküp kayboluyor.Aynı görüntüyü filmin sonunda görmek de mümkün.Ayrıca filmde birçok yerde de Tyler Durden'e 25.karede rastlıyoruz.
Subliminal mesaj örneklerini incelemek için tıklayın
Bu bölümleri görüldüğünde vermek istenilen mesaj direkt olarak algılanmıyor.Ancak bilinçaltımız bunu fark ediyor ve mesajı alıyor.James Vicary'nin, takistoskop ile filmdeki görüntülerin arasına “coca cola iç” “patlamış mısır ye” şeklinde mesajlar yerleştirmesinin ardından New jersey’deki Coca Cola ve patlamış mısır satışlarının % 18 ile % 57 arasında artması buna oldukça güzel bir örnek.
Bu fotoğrafa baktığınızda sıradan bir plaj reklamı olduğunu düşünebilirsiniz.Ancak olaya bir de şu açıdan bakın
Filmlerden örnek verecek olursak,Fight Club filminde,Tyler Durden'in sinemada yaptıklarının anlatıldığı sahnede bir erkek cinsel organı çok kısa bir anlığına gözüküp kayboluyor.Aynı görüntüyü filmin sonunda görmek de mümkün.Ayrıca filmde birçok yerde de Tyler Durden'e 25.karede rastlıyoruz.
Subliminal mesaj örneklerini incelemek için tıklayın
Etiketler:
Nedir?,
subliminal mesaj
7 Ocak 2011 Cuma
Nu metal nedir? Nu metal bir metal müzik türü müdür?

Nu metal,kısaca metal müziğin yumuşatılmış hali olarak tanımlanabilir.İçerisinde ''rap'' öğeleri bulundurmasından dolayı birçok metal müzik dinleyicisi tarafından bir ''metal'' müzik türü değil,rock müziğin bir alt dalı olarak değerlendirilir.Metal müziğin televizyonla pek iyi olmayan arasına rağmen,nu metali televizyonlarda bol bol görebiliriz.

Bu müzik türünün öncü grupları arasında Korn'un yeri oldukça fazla.Bu grubun en çok satan albümü,Amerika'da 5 milyon fazla,dünya genelinde ise 9 milyondan fazla satış ile Follow the Leader olmuştur.Bu albümle grup hem kendisini,hem de nu metali zirveye taşımıştır.Alınan birçok ödül,albümün başarısının göstergesidir.
Nu metalin öncülerinden olan bir diğer grup da Deftones.Bu akımın diğer takipçileri arasında da Coal Chamber,Limp Bizkit,Static X,Rage Against The Machine,System of a Down,Godsmack,Slipknot,Linkin Park gibi gruplar sayılabilir.Bu gruplardan bazıları daha sonra farklı müzik türlerini icra etmeye yönelmişlerdir.

Günümüzde nu metal denince akla gelen ilk grup ise şüphesiz Linkin Park.Çıkrdıkları ilk albüm olan Hybrid Theory ile oldukça büyük bir başarı elde etmişlerdir.Bu albümle başlayan ve 10 yıldır devam eden kariyerlerinde,milyonlarca albüm satmış,iki Grammy ödülü almış olan grup bunların yanı sıra birçok ödül daha almıştır.Minutes to Midnight adlı albümleri ile alışılmış nu metal tarzlarından biraz daha uzaklaşmış ve ''alternatif rock '' türü eserler vermişlerdir.Grubun en son albümü olan 2010/Eylül çıkışlı A Thousand Suns albümü,oldukça ilgi görmüş ve Amerika'da ilk haftasında 253.000 kopya satmıştır.Bu albümde de alternatif rock türünde eserler yer almaktadır.
30 Ekim 2010 Cumartesi
Kurban Ne Demektir?Kurban Kesmenin Yararları
Sözlükte “yaklaşmak, Allah’a yakınlık sağlamaya vesi-le olan şey” anlamına gelen kurban, dinî bir terim ola-rak, “ibadet maksadıyla belirli bir vakitte belirli şartları taşıyan hayvanı usulünce boğazlamak, ya da bu şekilde boğazlanan hayvan” demektir. Arapça’da bu şekil-de kesilen hayvana udhiyye denilir.
İnsanlık tarihi boyunca hemen bütün dinlerde kurban uygulaması mevcut olmakla birlikte şekil ve amaç yönüyle aralarında farklılıklar bulunur. Kur’an’da Hz. Âdem’in iki oğlunun Allah’a kurban takdim ettiklerinden söz edi-lir (el-Mâide 5/27); bir başka âyette de ilâhî dinlerin hepsinde kurban hükmünün konulduğuna işaret edilir (el-Hac 22/34). Ancak Yahudilik ve Hıristiyanlık’ta kurban telakkisi bir hayli değişikliğe uğramıştır. Hıristiyan-lık’ta İsâ’nın çarmıha gerildiği ve bunun insanoğlunun aslî günahına karşı Baba’nın oğlu İsâ’yı feda etmesi olduğu inanışıyla kurban telakkisi özel bir anlam kazan-mıştır.
İslâm’da kurbanın dinî hükmüyle ilgili olarak Kur’an’da, Hz. Peygamber’in sünnetinde önemli açıklama-lar yer almış, bu çerçevede oluşan fıkıh kültüründe de konu hakkında ayrıntılı bilgi ve hükümler derlenmiştir.
Kurban gerek fert gerekse toplum açısından çeşitli yararlar taşıyan malî bir ibadettir. Kişi kurban kesmek-le Allah’ın emrine boyun eğmiş ve kulluk bilincini koru-duğunu canlı bir biçimde ortaya koymuş olur. Müminler her kurban kesiminde Hz. İbrâhim ile oğlu İsmâil’in Cenâb-ı Hakk’ın buyruğuna mutlak itaat konusunda verdik-leri başarılı sınavın hâtırasını tazelemiş ve kendileri-nin de benzeri bir itaate hazır olduğunu simgesel davra-nışla göstermiş olmaktadır.
Kurban toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutar, sosyal adaletin gerçekleşmesine kat-kıda bulunur. Özellikle et satın alma imkânı hiç bulun-mayan veya çok sınırlı olan yoksulların bulunduğu ortam-larda onun bu rolünü daha belirgin biçimde görmek müm-kündür. Zengine malını Allah’ın rızâsı, yardımlaşma ve başkalarıyla paylaşma yolunda harcama zevk ve alışkanlı-ğını verir, onu cimrilik hastalığından, dünya malına tutkunluktan kurtarır. Fakirin de varlıklı kullar aracı-lığıyla Allah’a şükretmesine, dünya nimetinin yeryüzün-deki dağılımı konusunda karamsarlık ve düşmanlıktan ken-dini kurtarmasına ve kendini toplumunun bir üyesi olarak hissetmesine vesile olur.
İnsanlık tarihi boyunca hemen bütün dinlerde kurban uygulaması mevcut olmakla birlikte şekil ve amaç yönüyle aralarında farklılıklar bulunur. Kur’an’da Hz. Âdem’in iki oğlunun Allah’a kurban takdim ettiklerinden söz edi-lir (el-Mâide 5/27); bir başka âyette de ilâhî dinlerin hepsinde kurban hükmünün konulduğuna işaret edilir (el-Hac 22/34). Ancak Yahudilik ve Hıristiyanlık’ta kurban telakkisi bir hayli değişikliğe uğramıştır. Hıristiyan-lık’ta İsâ’nın çarmıha gerildiği ve bunun insanoğlunun aslî günahına karşı Baba’nın oğlu İsâ’yı feda etmesi olduğu inanışıyla kurban telakkisi özel bir anlam kazan-mıştır.
İslâm’da kurbanın dinî hükmüyle ilgili olarak Kur’an’da, Hz. Peygamber’in sünnetinde önemli açıklama-lar yer almış, bu çerçevede oluşan fıkıh kültüründe de konu hakkında ayrıntılı bilgi ve hükümler derlenmiştir.
Kurban gerek fert gerekse toplum açısından çeşitli yararlar taşıyan malî bir ibadettir. Kişi kurban kesmek-le Allah’ın emrine boyun eğmiş ve kulluk bilincini koru-duğunu canlı bir biçimde ortaya koymuş olur. Müminler her kurban kesiminde Hz. İbrâhim ile oğlu İsmâil’in Cenâb-ı Hakk’ın buyruğuna mutlak itaat konusunda verdik-leri başarılı sınavın hâtırasını tazelemiş ve kendileri-nin de benzeri bir itaate hazır olduğunu simgesel davra-nışla göstermiş olmaktadır.
Kurban toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutar, sosyal adaletin gerçekleşmesine kat-kıda bulunur. Özellikle et satın alma imkânı hiç bulun-mayan veya çok sınırlı olan yoksulların bulunduğu ortam-larda onun bu rolünü daha belirgin biçimde görmek müm-kündür. Zengine malını Allah’ın rızâsı, yardımlaşma ve başkalarıyla paylaşma yolunda harcama zevk ve alışkanlı-ğını verir, onu cimrilik hastalığından, dünya malına tutkunluktan kurtarır. Fakirin de varlıklı kullar aracı-lığıyla Allah’a şükretmesine, dünya nimetinin yeryüzün-deki dağılımı konusunda karamsarlık ve düşmanlıktan ken-dini kurtarmasına ve kendini toplumunun bir üyesi olarak hissetmesine vesile olur.
Kurban Bayramı Ne Zaman?Kurban Fiyatları Ne Kadar? Kurban Hakkında Bilinmesi Gerekenler
İslam aleminin heyecanla beklediği Kurban Bayramı 16 Kasım Salı günü başlayacak,19 Kasım Cuma günü son bulacak.
Kurban hakkında bilinmesi gerekenler
Hz. Peygamber’in hadislerinden hareket eden İslâm â-limleri, kurban sahibinin kurbanın etinden yiyebileceği, bakmakla yükümlü bulunduğu kimselere yedirebileceği, etinin bir kısmını da dağıtması gerektiği konusunda gö-rüş birliği içindedir. Ancak kurban etinin ne kadarının yenilip ne kadarının dağıtılacağı konusunda farklı görüş ve ölçüler ileri sürülmüştür.
İslâm âlimlerinin çoğunluğu kurban etinin üç eşit parçaya bölünüp bir parçasının kurban sahibi ve bakmakla yükümlü olduğu kimseler tarafından tüketilmesini, ikinci parçanın zengin bile olsalar eş, dost ve akrabaya hediye edilmesini, üçüncü parçanın ise kurban kesmeyen fakir kimselere dağıtılmasını tavsiye ederler. Kişinin bakmak-la yükümlü bulunduğu kimselerin kalabalık olması veya ihtiyaçlarının bulunması halinde kurban etinin kimseye dağıtılmadan evde tüketilmesinde de bir sakınca görülme-miştir. Bu konuda kesin bir sınır yoktur. Kurban sahibi-nin kurban etinden hem yemesi, ikram etmesi hem de fa-kirlere dağıtması esastır. Bunun ölçü ve şeklini her mükellef kendi konum ve imkânını, başkalarının durum ve imkânını ayrı ayrı gözden geçirerek bizzat belirlemeli ve bu konuda ibadet anlayışıyla hareket etmelidir.
Adak (nezir) olarak kesilen kurbanın etinden, adakta bulunan kimse ve onun bakmakla yükümlü bulunduğu kimse-ler (babası, annesi, dede ve nineleri, çocukları, torunla-rı, hanımı) yiyemezler. Şayet yiyecek olurlarsa yediklerinin bedelini fakirlere tasadduk etmeleri gerekir. Na-file (tatavvu) olarak kesilen kurbanın etinden sahibi de, bakmakla yükümlü bulunduğu kimseler de yiyebilir.
Kurban sırf Allah rızâsını kazanmak için kesildiğin-den kurbanın etinin ve diğer parçalarının satılması veya benzeri şekilde sahipleri için gelir getirici işlemlere harcanması câiz değildir.
Kurbanın derisi, yünü, bağırsakları, kemikleri, iç yağı gibi eti dışında kalan parçalarının da sahibine gelir temin etmek amacıyla para ile satılması câiz de-ğildir. Bunları kurban sahibi evde kullanabileceği gibi kullanılmak üzere birine hediye de edebilir. Şayet sata-cak olursa parasını tasadduk etmesi gerekir. Kurbanın bu parçalarının veya satımı halinde parasının hayır işleri-ne sarfedilmesine, diğer bir anlatımla tasadduk etmenin dinen câiz olduğu kişi ve yerlere verilmesine özen gös-terilmelidir. Bu parçalar da kurban ibadetinin devamı olarak görülmeli, aynı anlayış ve amaçla (Allah rızâsına uygun şekilde ve uygun yere) sarfedilmeli veya tüketilme-lidir. Şayet kurban ücretle kestirilmişse, kesim ücreti kurbanın eti veya derisiyle veya bunların parasıyla ödenmez.
Kurbanlık hayvanın kesim öncesinde sütünden ve yünün-den yararlanmak da tasvip edilmemiştir. Şayet yararla-nılmışsa bedeli sadaka olarak verilmelidir. Kurbanlık koyun ve keçinin yünü, kesimden sonra kırkılıp evde ih-tiyaç için kullanılabilir, fakat satılıp paraya çevrilemez. Aksi halde tasadduk edilmelidir.
Kurbanın etinin, kesimin yapıldığı bölgede dağıtılma-sı teşvik edilirse de daha fazla ihtiyaç sahiplerinin bulunması halinde başka yerleşim birimlerine de gönderi-lebilir, nakledilebilir.
Kesim işlemi tamamlandıktan sonra çevre temizliğinin iyice yapılması, hayvanın artan parçalarının toprağa derince gömülmesi, mümkün olduğu ölçüde dışarıda hiçbir parçasının bırakılmaması gerekir. Bu husus, kurbanlık hayvana ve kurban ibadetine karşı gösterilecek saygının bir gereği olduğu gibi özellikle büyük şehirlerde ve kalabalık yerleşim birimlerinde sağlık kuralları ve çev-re temizliği açısından da son derece önemlidir. Kurban kesmenin ve etini ihtiyaç sahiplerine dağıtmanın ecrini, çevre kirliliği meydana getirerek ve kul haklarını ihlâl ederek azaltmamak gerekir.
Kurban Fiyatları
Dernek ve vakıfların kurbanlık fiyatları yavaş yavaş belli oluyor. Yardım kuruluşlarının açıkladıkları rakamlara göre kurbanlık fiyatları 380 ila 450 lira arasında değişiyor.
Et fiyatlarındaki yüksek artışın dernek ve vakıfların vekaleten kestiği kurban fiyatlarında da etkili olduğu görülüyor.
Et Balık Kurumu ile anlaşan yardım kuruluşları kurban fiyatlarını açıkladı.
Buna göre kurbanlık fiyatlarını Kızılay 410 lira, Mehmetçik Vakfı 400 lira, Diyanet Vakfı 450 lira, Türk Hava Kurumu ise 420 lira olarak belirledi.
Kurumların Vekaletle kurbanlık bedelleri şöyle;
Kızılay
410 TL
Diyanet
450 TL
Mehmetçik Vakfı
400 TL
THK
420 TL veya 300 Dolar veya 210 Avro.
Kurban hakkında bilinmesi gerekenler
Hz. Peygamber’in hadislerinden hareket eden İslâm â-limleri, kurban sahibinin kurbanın etinden yiyebileceği, bakmakla yükümlü bulunduğu kimselere yedirebileceği, etinin bir kısmını da dağıtması gerektiği konusunda gö-rüş birliği içindedir. Ancak kurban etinin ne kadarının yenilip ne kadarının dağıtılacağı konusunda farklı görüş ve ölçüler ileri sürülmüştür.
İslâm âlimlerinin çoğunluğu kurban etinin üç eşit parçaya bölünüp bir parçasının kurban sahibi ve bakmakla yükümlü olduğu kimseler tarafından tüketilmesini, ikinci parçanın zengin bile olsalar eş, dost ve akrabaya hediye edilmesini, üçüncü parçanın ise kurban kesmeyen fakir kimselere dağıtılmasını tavsiye ederler. Kişinin bakmak-la yükümlü bulunduğu kimselerin kalabalık olması veya ihtiyaçlarının bulunması halinde kurban etinin kimseye dağıtılmadan evde tüketilmesinde de bir sakınca görülme-miştir. Bu konuda kesin bir sınır yoktur. Kurban sahibi-nin kurban etinden hem yemesi, ikram etmesi hem de fa-kirlere dağıtması esastır. Bunun ölçü ve şeklini her mükellef kendi konum ve imkânını, başkalarının durum ve imkânını ayrı ayrı gözden geçirerek bizzat belirlemeli ve bu konuda ibadet anlayışıyla hareket etmelidir.
Adak (nezir) olarak kesilen kurbanın etinden, adakta bulunan kimse ve onun bakmakla yükümlü bulunduğu kimse-ler (babası, annesi, dede ve nineleri, çocukları, torunla-rı, hanımı) yiyemezler. Şayet yiyecek olurlarsa yediklerinin bedelini fakirlere tasadduk etmeleri gerekir. Na-file (tatavvu) olarak kesilen kurbanın etinden sahibi de, bakmakla yükümlü bulunduğu kimseler de yiyebilir.
Kurban sırf Allah rızâsını kazanmak için kesildiğin-den kurbanın etinin ve diğer parçalarının satılması veya benzeri şekilde sahipleri için gelir getirici işlemlere harcanması câiz değildir.
Kurbanın derisi, yünü, bağırsakları, kemikleri, iç yağı gibi eti dışında kalan parçalarının da sahibine gelir temin etmek amacıyla para ile satılması câiz de-ğildir. Bunları kurban sahibi evde kullanabileceği gibi kullanılmak üzere birine hediye de edebilir. Şayet sata-cak olursa parasını tasadduk etmesi gerekir. Kurbanın bu parçalarının veya satımı halinde parasının hayır işleri-ne sarfedilmesine, diğer bir anlatımla tasadduk etmenin dinen câiz olduğu kişi ve yerlere verilmesine özen gös-terilmelidir. Bu parçalar da kurban ibadetinin devamı olarak görülmeli, aynı anlayış ve amaçla (Allah rızâsına uygun şekilde ve uygun yere) sarfedilmeli veya tüketilme-lidir. Şayet kurban ücretle kestirilmişse, kesim ücreti kurbanın eti veya derisiyle veya bunların parasıyla ödenmez.
Kurbanlık hayvanın kesim öncesinde sütünden ve yünün-den yararlanmak da tasvip edilmemiştir. Şayet yararla-nılmışsa bedeli sadaka olarak verilmelidir. Kurbanlık koyun ve keçinin yünü, kesimden sonra kırkılıp evde ih-tiyaç için kullanılabilir, fakat satılıp paraya çevrilemez. Aksi halde tasadduk edilmelidir.
Kurbanın etinin, kesimin yapıldığı bölgede dağıtılma-sı teşvik edilirse de daha fazla ihtiyaç sahiplerinin bulunması halinde başka yerleşim birimlerine de gönderi-lebilir, nakledilebilir.
Kesim işlemi tamamlandıktan sonra çevre temizliğinin iyice yapılması, hayvanın artan parçalarının toprağa derince gömülmesi, mümkün olduğu ölçüde dışarıda hiçbir parçasının bırakılmaması gerekir. Bu husus, kurbanlık hayvana ve kurban ibadetine karşı gösterilecek saygının bir gereği olduğu gibi özellikle büyük şehirlerde ve kalabalık yerleşim birimlerinde sağlık kuralları ve çev-re temizliği açısından da son derece önemlidir. Kurban kesmenin ve etini ihtiyaç sahiplerine dağıtmanın ecrini, çevre kirliliği meydana getirerek ve kul haklarını ihlâl ederek azaltmamak gerekir.
Kurban Fiyatları
Dernek ve vakıfların kurbanlık fiyatları yavaş yavaş belli oluyor. Yardım kuruluşlarının açıkladıkları rakamlara göre kurbanlık fiyatları 380 ila 450 lira arasında değişiyor.
Et fiyatlarındaki yüksek artışın dernek ve vakıfların vekaleten kestiği kurban fiyatlarında da etkili olduğu görülüyor.
Et Balık Kurumu ile anlaşan yardım kuruluşları kurban fiyatlarını açıkladı.
Buna göre kurbanlık fiyatlarını Kızılay 410 lira, Mehmetçik Vakfı 400 lira, Diyanet Vakfı 450 lira, Türk Hava Kurumu ise 420 lira olarak belirledi.
Kurumların Vekaletle kurbanlık bedelleri şöyle;
Kızılay
410 TL
Diyanet
450 TL
Mehmetçik Vakfı
400 TL
THK
420 TL veya 300 Dolar veya 210 Avro.
9 Ekim 2010 Cumartesi
Hakem Maaşları,Hakemlerin Aldığı Ücretler,Hakemler Ne Kadar Maaş Alıyor,Hakemlerin Maç Başına Aldığı Ücretler
Orta hakemlerin maç başına aldığı ücretler ;
Spor Toto Süper Lig karşılaşmalarında: 2145 TL
Bank Asya 1. Lig karşılaşmalarında : 1001 TL
TFF 2.Lig karşılaşmalarında : 858 TL
TFF 3.Lig karşılaşmalarında : 372 TL
Yan hakemlerin maç başına aldığı ücretler ;
Spor Toto Süper Lig karşılaşmalarında: 1216 TL
Bank Asya 1. Lig karşılaşmalarında : 543 TL
TFF 2.Lig karşılaşmalarında : 501 TL
TFF 3.Lig karşılaşmalarında : 265 TL
4. hakemlerin maç başına aldığı ücretler ;
Spor Toto Süper Lig karşılaşmalarında: 1073 TL
Bank Asya 1. Lig karşılaşmalarında : 429 TL
TFF 2.Lig karşılaşmalarında : 429 TL
TFF 3.Lig karşılaşmalarında : 229 TL
Temsilcilerin Mmaç başına aldığı ücretler ;
Spor Toto Süper Lig karşılaşmalarında: 660 TL
Bank Asya 1. Lig karşılaşmalarında : 429 TL
TFF 2.Lig karşılaşmalarında : 242 TL
TFF 3.Lig karşılaşmalarında : 182 TL
Gözlemcilerin maç başına aldığı ücetler ;
Spor Toto Süper Lig karşılaşmalarında: 726 TL
Bank Asya 1. Lig karşılaşmalarında : 363 TL
TFF 2.Lig karşılaşmalarında : 242 TL
TFF 3.Lig karşılaşmalarında : 182 TL
Spor Toto Süper Lig karşılaşmalarında: 2145 TL
Bank Asya 1. Lig karşılaşmalarında : 1001 TL
TFF 2.Lig karşılaşmalarında : 858 TL
TFF 3.Lig karşılaşmalarında : 372 TL
Yan hakemlerin maç başına aldığı ücretler ;
Spor Toto Süper Lig karşılaşmalarında: 1216 TL
Bank Asya 1. Lig karşılaşmalarında : 543 TL
TFF 2.Lig karşılaşmalarında : 501 TL
TFF 3.Lig karşılaşmalarında : 265 TL
4. hakemlerin maç başına aldığı ücretler ;
Spor Toto Süper Lig karşılaşmalarında: 1073 TL
Bank Asya 1. Lig karşılaşmalarında : 429 TL
TFF 2.Lig karşılaşmalarında : 429 TL
TFF 3.Lig karşılaşmalarında : 229 TL
Temsilcilerin Mmaç başına aldığı ücretler ;
Spor Toto Süper Lig karşılaşmalarında: 660 TL
Bank Asya 1. Lig karşılaşmalarında : 429 TL
TFF 2.Lig karşılaşmalarında : 242 TL
TFF 3.Lig karşılaşmalarında : 182 TL
Gözlemcilerin maç başına aldığı ücetler ;
Spor Toto Süper Lig karşılaşmalarında: 726 TL
Bank Asya 1. Lig karşılaşmalarında : 363 TL
TFF 2.Lig karşılaşmalarında : 242 TL
TFF 3.Lig karşılaşmalarında : 182 TL
3 Ekim 2010 Pazar
Heroes dizisindeki sembol ne demek?Heroes sembolünün anlamı?

İMDb puanı 7.4 olan Heroes dizisindeki sembolle diziyi izleyenler birçok kez karşılaşmıştır.Peki ya anlamını merak ettiniz mi?
Sıkça görünen ve yeni kahramanlarla alakalı olan bu sembol stilize bir RNA molekülüne benzemektedir. 12. bölümde Ando Masahashi sembolün iki Japonca karakterin birleşimi olduğunu ortaya çıkartmıştır. "Büyük yetenek" manasına gelen 才 (sai) ve "mucize" anlamındaki 与 (yo) karakterlerinin birleşimidir.Bu sembol bir çok kez bir kahramanla ilişkili olarak görünmüştür. Ayrıca dizide Tanrı vergisi işareti olarak söylenmektedir:
* Bennet'lerin evinde dekoratif bir obje olarak.
* Matt Parkman'ın bulundbir cinayet olay yerindeki yüzme havuzunda.
* Chandra Suresh tarafından yazılmış bir genetik profil program ekranında akan yazılar arasında yinelenen bir şekil olarak.
* Hiro Nakamura Times Meydanı'na ışınlandığında arkasında yer alan reklam panosunda.
* Chandra Suresh'in yazdığı genetik program çalıştığında bilgisayar ekranında.
* Peter Petrelli tarafından yapılan bir resimde.
* Isaac Mendez tarafından yapılan resimlerin bir çoğunda.
* Mohinder Suresh'in dairesinde yer alan haritanın üzerindeki bir post-it notta.
* Claire Bennet'in geometri ders kitabında.
* Sylar'ın dairesindeki resimlerde.
* Niki Sanders'ın ikinci kişiliği Jessica ortaya çıktığında omzunda dövme olarak
* Gelecekten gelen Hiro'nun sahip olduğu, 16.yy'da yaşamış bir samuray olan Takezo Kensei'ye ait katananın kabzasında.
* Chandra Suresh'in Activating Evolution isimli kitabının kapağında.
* Isaac Mendez'in 9th Wonders çizgi romanının 14. sayısının sol üst köşesinde (Micah'ın okuduğu 13. sayıda sembol yer almamaktadır).
* Mr. Bennet'in Haiti'li yardımcısının boynundaki kolyede.
* Isaac Mendez tarafından yapılan Niki/Jessica resminde boya katmanının altında.
* Homecoming bölümünde ulaşım firmasının sembolü üzerinde.
* 1. sezon 22. bölümde, Hiro'nun kırılan kılıcını tamir ettirdiği "Jittetsu Arms" şirketinin telefon rehberindeki logosunda.
* How to Stop an Exploding Man bölümünde bir savaşçının sancağında.
* Takezo Kensei adlı, Kyoto'da yıllar önce yaşamış, mitolojik bir karakterin simgesi olarak.
19 Eylül 2010 Pazar
Friedrich Engels'in Karl Marx'ın Mezarı Başında Yaptığı Konuşma

Friedrich Engels
Karl Marks'ın
Mezarı Başında Yapılan Konuşma
Highgate Mezarlığı, Londra
17 Mart 1883
14 Mart günü, öğleden sonra üçe çeyrek kala, yaşayan düşünürlerin en büyüğü artık düşünmez oldu. Ancak iki dakika yalnız bıraktıktan sonra, odaya girince, onu koltuğunda rahat rahat, ama sonsuzluğa dek, uyumuş bulduk.
Avrupa ve Amerika militan proletaryasının bu adamda yitirmiş bulunduğu şey, tarihsel bilimin bu adamda yitirmiş bulunduğu şey, ölçülemez. Bu devin ölümü ile bırakılan boşluk, kendini duyumsatmakta gecikmeyecek.
Nasıl ki Darwin organik doğanın gelişme yasasını bulduysa, Marx da insan tarihinin gelişme yasasını, yani insanların, siyaset, bilim, sanat, din, vb. ile uğraşabilmelerinden önce, ilkin yemeleri, içmeleri, barınmaları ve giyinmeleri gerektiği; bunun sonucu, maddi ilksel yaşama araçlarının üretimi ve, böylece, bir halk ya da bir dönemin her iktisadi gelişme derecesinin, devlet kurumlarının, hukuksal görüşlerin, sanatın ve hatta sözkonusu insanların dinsel fikirlerinin üzerinde gelişmiş bulundukları temeli oluşturdukları ve, buna göre, bütün bunların şimdiye değin yapıldığı gibi değil, ama tersine, bu temele dayanarak açıklamak gerektiği yolundaki, daha önce ideolojik bir saçmalıklar yığını altında üstü örtülmüş bulunan o temel olguyu buldu.
Ama hepsi bu değil. Marx günümüz kapitalist üretim tarzı ile onun sonucu olan burjuva toplumun özel hareket yasasını da buldu. Artı-değerin bulunması, sonunda, bu konuyu aydınlattı; oysa, burjuva iktisatçıların olduğu kadar sosyalist eleştiricilerin de daha önceki bütün araştırmaları, karanlıklar içinde yitip gitmişlerdi.
Bu türlü iki bulgu koca bir yaşam için yeterdi. Kendisine böyle bir tek buluş yapma nasip olana ne mutlu! Ama Marx araştırmada bulunduğu her alanda (bu alanlann sayısı çoktur ve bir teki bile yüzeysel irdelemelerin konusu olmamıştır), hatte matematik alanında bile, özgün buluşlar yaptı.
Bilim adamı olarak, buydu. Ama onun etkinliğinde asıl önemli olan, hiç de bu değildi. Marx için bilim, tarihi etkinliğe geçiren bir güç, devrimci bir güçtü. Pratik uygulamasının düşünülmesi belki de olanaksız olan herhangi bir teorik bilimdeki bir bulgudan duyabileceği sevinç ne denli katıksız olursa olsun, sanayi için, ya da genel olarak tarihsel gelişme için doğrudan doğruya devrimci bir önem taşıyan bir bulgu sözkonusu olduğu zaman duyduğu sevinç bambaşkaydı. Böylece Marx, elektrik alanındaki bulguların gelişmesini ve, daha şu son günlerde, Marcel Deprez'in çalışmalarını çok dikkatli bir biçimde izliyordu.
Çünkü Marx, her şeyden önce bir devrimciydi. Kapitalist toplum ile onun yaratmış bulunduğu devlet kurumlarının yıkılmasına şu ya da bu biçimde katkıda bulunmak, kendi öz durumunun ve gereksinmelerinin bilincini, kendi kurtuluş koşullarının bilincini kendisine ilk onun vermiş bulunduğu modern proletaryanın kurtuluşuna yardımda bulunmak, onun gerçek yönelimi işte buydu. Savaşım onun en sevdiği alandı. Ender görülür bir tutku, bir direngenlik ve bir başarı ile savaştı o. 1842'de birinci Rheinische Zeitung'a, 1844'te Paris'teki Worwärts'a, 1847'de Brüksel'deki Deutsche-Brüsseler-Zeitung'a, 1848-1849'da Neue Rheinische Zeitung'a 1852'den 1861'e değin New York Tribune'e katkı, ayrıca, bir sürü kavga broşürünün yayınlanması, tüm yapıtının doruğu olan büyük Uluslararasi Emekçiler Derneğinin kuruluşuna değin Paris, Brüksel ve Londra'da çalışma, işte, eğer başka hiçbir şey yapmasaydı bile, yapıcısının gurur duyabileceği sonuçlar.
Marx, işte bu yüzden zamanının en sevilmeyen ve en çok karaçalınan adamı oldu. Mutlakiyetçi olduğu kadar cumhuriyetçi hükümetler de kovdular onu; tutucu burjuvalar ile aşırı demokratlar onu karaçalma ve kargışlara boğmakta birbirleri ile yarışıyorlardı. O bütün bunları, hiç aldırmaksızın, örümcek ağları gibi yolunun dışına atıyor ve ancak çok zorunlu durumlarda yanıtlıyordu. Sibirya madenlerinden Kaliforniya'ya değin, Avrupa ve Amerika'nın her yanına dağılmış, tüm dünyanın milyonlarca devrimci militanı tarafından ululanmış, sevilmiş ve aklanmış olarak öldü o. Ve ben çekinmeden söyleyebilirim ki, onun birçok karşı-düşüncede olan hasmı olabilirdi, ama kişisel düşmanı pek o kadar yoktu.
Adı yüzyıllar boyunca yaşayacak, yapıtı da!
28 Ocak 2010 Perşembe
Microsoft
Microsoft, Windows, Xbox gibi ürünleriyle tanınan, ABD merkezli büyük yazılım ve bilişim şirketidir.
Şirket 1975 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nin Washington eyaletindeki Seattle kentinde iki üniversite öğrencisi tarafından kurulmuştur. Bu iki girişimcinin vizyonu "her ev ve her masada bir bilgisayar"dı.
Popular Electronics dergisinin 1 Ocak 1975 tarihli sayısında Altair 8800 bilgisayar sisteminin tanıtımını okuduktan birkaç gün sonra Bill Gates bilgisayarın tasarımcısı MITS (Micro Instrumentation and Telemetry Systems) ile temasa geçti. Ekibi ile birlikte Altair 8800 üzerinde çalışan BASIC yazılımlama dili geliştirdiklerini belirtti. Paul Allen MITS'e yazılımın tanıtımını yapmaya gitti. Paul Allen Altair 8800'i daha önce kullanmamış olmasına karşın tanıtımı başarılı oldu. Tanıtımın sonunda MITS Bill Gates ve Paul Allen'dan Altair bilgisayarları için BASIC yazılımlama dilinin telif hakkını satın aldı. Karlı bir iş fırsatı yakaladıkları düşüncesiyle Bill Gates Harvard Üniversitesi'ndeki hukuk eğitimini yarıda bırakıp New Mexico eyaletinin Albuquerque şehrinde Microsoft şirketini kurdu.
Şirket ilk uluslararası bürosunu 1 Kasım 1978'de Japonya'da açtı. 1 Ocak 1979'da şirket merkezini Washington eyaletinin Bellevue şehrine taşıdı.
Aradan geçen yıllar ile Microsoft bir dünya devi olmuş, sahibi Bill Gates'i dünyanın en zengin kişisi haline getirmiştir. Ancak bu zenginliği herkesin düşündüğü şekilde sadece geliştirdiği işletim sistemini satarak değil ayrıca sektörde ki büyük açıkları kapatabilecek nitelikte yazılan yazılımların daha kendisi için tehlike teşkil edecek aşamaya getirmeden satın almasıyla başarabilmiştir.
Microsoft artık sadece bir yazılım şirketi değil ayrıca iş ve eğlence dünyası için geliştirdiği donanımlar ilede adından söz ettirmektedir.
Microsoft'un grafik arabirimli güncelliğini halen koruyan işletim sistemleri ;
* Windows 95
* Windows 98
* Windows 98 Second Edition
* Windows ME
* Windows 2000
* Windows Server 2003
* Windows XP
* Windows Vista
* Windows Server 2008
* Windows 7
İnternet Siteleri ;
www.microsoft.com
www.microsoft.com.tr
Şirket 1975 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nin Washington eyaletindeki Seattle kentinde iki üniversite öğrencisi tarafından kurulmuştur. Bu iki girişimcinin vizyonu "her ev ve her masada bir bilgisayar"dı.
Popular Electronics dergisinin 1 Ocak 1975 tarihli sayısında Altair 8800 bilgisayar sisteminin tanıtımını okuduktan birkaç gün sonra Bill Gates bilgisayarın tasarımcısı MITS (Micro Instrumentation and Telemetry Systems) ile temasa geçti. Ekibi ile birlikte Altair 8800 üzerinde çalışan BASIC yazılımlama dili geliştirdiklerini belirtti. Paul Allen MITS'e yazılımın tanıtımını yapmaya gitti. Paul Allen Altair 8800'i daha önce kullanmamış olmasına karşın tanıtımı başarılı oldu. Tanıtımın sonunda MITS Bill Gates ve Paul Allen'dan Altair bilgisayarları için BASIC yazılımlama dilinin telif hakkını satın aldı. Karlı bir iş fırsatı yakaladıkları düşüncesiyle Bill Gates Harvard Üniversitesi'ndeki hukuk eğitimini yarıda bırakıp New Mexico eyaletinin Albuquerque şehrinde Microsoft şirketini kurdu.
Şirket ilk uluslararası bürosunu 1 Kasım 1978'de Japonya'da açtı. 1 Ocak 1979'da şirket merkezini Washington eyaletinin Bellevue şehrine taşıdı.
Aradan geçen yıllar ile Microsoft bir dünya devi olmuş, sahibi Bill Gates'i dünyanın en zengin kişisi haline getirmiştir. Ancak bu zenginliği herkesin düşündüğü şekilde sadece geliştirdiği işletim sistemini satarak değil ayrıca sektörde ki büyük açıkları kapatabilecek nitelikte yazılan yazılımların daha kendisi için tehlike teşkil edecek aşamaya getirmeden satın almasıyla başarabilmiştir.
Microsoft artık sadece bir yazılım şirketi değil ayrıca iş ve eğlence dünyası için geliştirdiği donanımlar ilede adından söz ettirmektedir.
Microsoft'un grafik arabirimli güncelliğini halen koruyan işletim sistemleri ;
* Windows 95
* Windows 98
* Windows 98 Second Edition
* Windows ME
* Windows 2000
* Windows Server 2003
* Windows XP
* Windows Vista
* Windows Server 2008
* Windows 7
İnternet Siteleri ;
www.microsoft.com
www.microsoft.com.tr
Etiketler:
bilgisayar,
Kurum - Kuruluş - Şirketler,
Nedir?






